Peygamber Efendimizin Medineye Hicreti

A lone camel caravan traversing a desolate desert landscape

Yine ilk Müslüman olanlardan biri de Peygamber Efendimiz’in büyüttüğü Zeyd’dir. Ayrıca ilk ezanı okumasıyla bildiğimiz Bilal, Osman ve Mekke’nin saygın kişilerinden olan Ömer ve Efendimiz’in amcası Hamza da (radiyallâhu anhum) ilk iman edenler arasında yer almıştır. Böylelikle İslâm gün be gün eziyetlere rağmen güçlenmiş ve Müslümanlar’ın sayısı artmıştır.
Peygamber Efendimiz ve tabiileri Mekke’de İslâm’ı anlattıkça müşrikler, yani Allâh’a değil de putlara tapanlar rahatsız oldular. Peygamber Efendimiz’e uyup Müslüman olanların sayısı günden güne artıyordu. Bunun üzerine müşriklerin ileri gelenleri Müslümanlara eziyet etmeye başladılar. Bu müşriklerin içinde ne yazık ki Peygamber Efendimiz’in amcalarından Ebû Leheb de vardı.

Ve 622 yılında Peygamber Efendimiz’e hicret emri geldi. Mekke’den Medine’ye hicret bir kaçış değil, Allâh’ın emrini yerine getirmekti. Müşrikler o gece Peygamberimizi öldürme planları yaptılar. Bunun haberini alan Peygamberimiz yatağına kendi yerine başkasını yatırmaya karar verdi. (radiyallahu anh) bu işe gönüllü oldu. Peygamber Efendimiz’in evinin önünde bir grup müşrik beklemekteyken âlemlerin Efendisi Peygamberimiz Muhammed, Ebû Bekir’le buluşmak üzere dışarı çıktı. Peygam ber Efendimiz Yâsîn sûresinden bir kaç âyeti onlara doğru okudu ve kimsecikler onu görmeden aralarından çıkıp gitti. Müşrikler Efendimiz’in evine girip yatağında Ali’yi (radiyallâhu anh) bul duklarında, Efendimiz dostu Ebû Bekir’le çok sevdiği Mekke’den çoktan çıkmıştı.

Müşrikleri yanıltmak için farklı bir yoldan Sevr Dağı’nın tepe sindeki bir mağarada dinlenemeye karar verdiler. Mağaraya önce Ebû Bekir (radiyallâhu anh) girdi ve yılan çıkabilicek tüm delikleri gömleğinden parçalar yırtıp tıkadı. Son delik için kumaş kalmayın ca deliği topuğu ile tıkadı. Bu arada Peygamber Efendimiz içeri girdi. Ebû Bekir’i (radiyallâhu anh) topuğundan bir yılan soktu

kendisinden terler boşalmaya başladı. Yüzünden acı çektiği belli oluyordu. Bunu fark eden Efendimiz derhal müdahale etti ve şifa olan tükürüğünü yılanın soktuğu yere sürdü. Allâh’ın izni ile Ebû Bekir (radiyallâhu anh) iyileşti.

Müşrikler iz sürerek mağaranın önüne geldiklerinde bir de ne görsünler! Mağaranın ağzı bir örümcek ağı ile örülmüş, üstelik bir de güvercin yuva yapıp yumurtlamıştı.

Bunu gören müşrikler oraya uzun süredir kimsenin uğramadığı na karar verip gittiler. Oysa ki Peygamber Efendimiz ve Ebû Bekir (radiyallâhu anh) onların ayaklarını görmüşlerdi ve müşrikler azıcık eğilip baksalar onları görebileceklerdi.

Zorluklarla ve Efendimiz’in mucizeleriyle dolu bir yolculuk sonrası Efendimiz Kuba köyüne vardı ve orada dinlendi. Ali (radiyallâhu anh) Efendimiz gittikten 3 gün sonra onlara yetişti. Kendisi Rasûlullaha bırakılan emanetleri sahiplerine teslim eder etmez yollara düşmüştü.

Hep birlikte Medine’ye vardıklarında Medîne halkı onları coşkuyla karşıladı. Ve dillerinden şu sözler döküldü: “Ay doğdu üzerimize, veda tepelerinden; şükür gerekti bizlere, Allâh’a davetinden…”

Yazı gezinmesi

Mobil sürümden çık